17/3/2007
ÇANAKKALE BUGÜN DE GEÇİLEMEZ
Destan yapmaktan destan yazmaya vakit bulamayan Türk’ün yaptığı, tarihçilerin anlatmakla, yazmakla bitiremediği bir destan 18 mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi.
18 Mart, Dünya sahnesinde görüldüğü günden itibaren hak’kın, adaletin, medeniyetin temsilcisi olmuş, adaletli yönetimi, engin hoşgörüsü ile dünya tarihinin en büyük, en haşmetli imparatorluğunu kurmuş bir millete yedi düvelin canavarca, hayasızca ve haksızca saldırdığı gündür.
18 Mart; öldü, bitti denilen bir milletin damarlarında ki asil kandan aldığı kuvvetle “Ben ölmedim yaşıyorum,’’ VARIM” dediği gündür.
18 Mart büyük Türk milletlinin vatan ve millet sevgisini, bayrak sevgisini, feragat ve fedakarlığını, kahramanlığını bir kere daha en üst seviyede bütün cihana gösterdiği gündür.
18 Mart azametle gelip, bir günde İstanbul’u alacaklarını söyleyen, 8.5 ayda Çanakkale’yi geçemeyen, gururla hükmettikleri, tekniği ile öğündükleri donanmalarının hezimeti ile bir çok düşman komutanlarının çıldırdığı, birçoklarının ülkelerinde divan-ı harbe verildiği, en sonuncusunun ise savaş meydanından başarı ile kaçıp canını kurtarabildiği için madalya ile ödüllendirildiği bir savaştır.
18 Mart silah üstünlüğü karşısında inanç ve imanın, madde karşısında mananın zaferidir.
18 Mart dünyayı yenenlerin yenildiği gündür.
18 Mart boğazlarda hiçbir milletin hiçbir kuvvetin, hatta bütün cihanın asla ve asla geçemeyeceğini tüm dünyaya kesin olarak ispatladığımız gündür.
18 Mart Türk’ün iman pınarıdır. Her yıl bu iman pınarında yıkanan ruhlarımız, gözyaşlarımızla kabaran göğsümüze güç ve kuvvet verdiği gündür.
18 Mart 270 kilogramlık mermileri sırtında taşıyan Koca seyit’in Rumeli mecidiyesinde, Ezineli Yahya çavuş ve takımının Anafartalar da; Siperlerdeki mesafenin 7-8 metreye indiği, birinci siperdekilerin hiçbirinin kurtulmadan şehadet şerbetini içtiği, ikinci siperdekilerin biraz sonra öleceklerini bile bile tereddüt etmeden birinci siperlere geçmeleri, süngü süngüye yapılan muharebelerin, kan akan derelerin destanı.
18 Mart savaş meydanının en tehlikeli noktalarını kurmay heyetiyle evvela kendisi gezerek askerine örnek olan, kurşun yağmuru altında askerlerinin önüne geçerek, cephanesi biten askerine “Süngü tak” emri ile savaşın kaderini değiştiren, askerlerine “Ben size taaruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum” diyen, Türk milletinin gönlünde Anafartalar kahramanı olarak taht kuran, kazandığı zafer ile Türkiye Cumhuriyetinin temelini atan Mustafa Kemal’in destanıdır.
18 Mart Türk subaylarının kumandasındaki Türk askerinin en kötü şartlarda dahi kendisinden kat kat güçlü olan düşman ordusuna karşı üstün bulunduğunu, Büyük Atatürk’ün “Bir Türk cihana bedeldir” sözünü cihanın kabul ettiği gündür.
1900-1923 yılları arasında geçen zaman aslında bir neslin destan dolu dramıdır ve o, öylesine bir dramdır; Onlar çökmekte olan yüce bir imparatorluğun sızısını yüreklerinin taa derinliklerinde duyarak, ona can verebilmek, ondan bir parçayı kurtarabilmek için yedi cephede ölüme, düğüne gider gibi gitmişlerdir.
O öylesine bir nesildir ki; ölümle dövüşmüşlerdir. Birisi Galiçya’ya giderken öbürü Kafkasya’ya koşmuş kimisi Balkanlarda dövüşürken, kimisi sıcak çöllerde can vermiştir. Yemen, Kanal, Çanakkale savaşlarında destanlar yaratmışlardır.
Bu zaferler Erzurum’da nene hatuna, Maraş’ta sütçü imama, Antep’te Şahin’e mücadele cesareti, fırsatı vermiştir. Böylelikle destan dolu bir imparatorluktan, destan dolu savaşlarla modern Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.
Bizler bu vatanı kanımızın son damlasına kadar koruyacak, parçalatmayacak, böldürtmeyeceğiz. Vatanımız üzerinde oynanan oyunları mutlaka bozacağız.
Aziz şehitlerimiz sizleri minnetle, şükranla, rahmetle anarken tüm cihana gür sesimizle yine haykırıyoruz; “ÇANAKKALE BUGÜN’DE GEÇİLEMEZ”.
Ahmet Duran BULUT
MHP Balıkesir İl Başkanı

0 yorum yazılmıştır